Annemin Anlattıkları 1

Annemin anlattıkları 1
1925-1935 YILLARI ARASI

Ailenin Kökeni 5

Bütün açıklamamızın göstermiş olduğu gibi bu kronolojik ardı ardına geliş içinde kendini gösteren ilerlemenin bağlı bulunduğu özellik, kadınlar giderek grup halinde evliliğin cinsel özgürlüğünden yoksunlaştırıldıkları halde erkeklerin bu özgürlüğü yitirmemeleridir. Gerçekte grup halinde evlilik günümüze kadar varlığını erkekler için fiilen sürdürmüştür. Kadın için bir suç olan ve ağır yasal ve toplumsal sonuçlar getiren şey, erkek için yüz ağartıcı bir şey, ya da en kötü durumda zevkle taşınan hafif ahlaki leke olarak kabul edilir.

Ailenin Kökeni 4

Karı-koca evliliğiyle birlikte ortaya o zamana kadar bilinmeyin sürekli iki toplumsal tip çıkar. Kadının ödevine bağlı aşığı ve aldatılmış koca.

Ailenin Kökeni 3

Tek eşli aile
Daha önce gösterildiği gibi tek eşli aile barbarlığın orta ve yukarı aşamaları arasındaki sınırı oluşturan çağda iki başlı aileden doğar, kesin yengisi, başlangıç durumundaki uygarlığın belirtilerinden biridir.
Babaları kesinlikle bilinen çocuklar yetiştirmek amacıyla bu aile erkek egemenliği üzerine kurulmuştur. Babalığın kesinlikle bilinmesi gerekliydi. Çünkü bu çocuklar, dolaysız mirasçılar olarak bir gün babalarının servetine sahip olacaklardır. S.73-74

Ailenin Kökeni 2

İKİ BAŞLI AİLE(La Famille Appariee)
Zaman içinde grup halinde evlilikler azaldı. Yerine İki Başlı Aile geçti. Bu aşamada bir erkek bir kadınla yaşar ama gene de çok karılılık ve uygun fırsatlarda kaçamak yapma hakkına sahiptir. Ama iktisadi nedenlerden ötürü çok karılılığa ender rastlanır, bununla birlikte çoğunlukla, ortaklaşa yaşam boyunca kadından çok sıkı bir bağlılık istenir ve eşini aldatan kadın şiddetle cezalandırılır. Ama evlilik bağı iki tarafça da kolaylıkla çözülebilir. Ve çocuklar geçmişte olduğu gibi yalnızca anaya ait olurlar.

Taş Kafa Taş Şehir

“Yakıtı insan ve taşlar olan ateşten sakının” Bakara 24
Son zamanlarda, bu tür ayetlerin sadece ahret için söylenmediği yönünde bir düşünce oluştu bende. Hani Budistler diyor ya cennet de cehennem de bu dünyadadır diye…üzerinde düşünmek lazım.

Akıl mı Gönül mü?

Akıl mı Gönül mü?
Kim demiş aşkta akıl yoktur diye? Hatta akıl başroldedir desem … Bu iddiamı nasıl kanıtlarım. Şimdi bunu düzyazıyla anlatamam, ama bir kurguyla anlatabilirim. Sanat da, doğrudan anlatamadıklarımızı sembollerle anlatabildiğimiz için yo
k mudur zaten?
Filmimizin senaryosu şöyle:
Adı , Ülke olan bir yer var. Ülke’yi de Akıl yönetiyor. Akıl, Ülke’yi iyi yönetebilmek için her tür tedbiri alıp duruyor. Mesela bilgi ve beceriyle silahlanıyor. Mal yığıyor. Çalışması için organları teşvik ediyor vs… vs…

Erkek Terbiyesi

Erkekler ve kadınlar diye genelleme yapmanın doğru olmadığını biliyorum ama çevremde “Piyasada kadın yok” diyen erkekler artmıyor (hatta hiç yok) da, “piyasada adam yok” diyen kadınlar gün be gün artmakta. Sanki erkekler tarafından kullanılan bozuk, kötü bir anayol var ve bu yol gittikçe kalabalıklaşıyor. Yani genel temayül yüzünden erkekler diye genelleme yapmak zorunda kaldım. Elbette adam gibi adamlar da var. Ve ben, genelleme yaptığım için bu adam gibi adamlardan özür dileyerek başlıyorum yazıma.
ERKEK TERBİYESİ

Bir Haber Bir Film

Haber:
Beşiktaş bayan voleybol takımı alt yapı oyuncusu 19 yaşındaki N. İbrahimoğlu, 28 Temmuz akşamı antrenmandan çıkarak Bahçeköy- 4. Levent otobüsüne bindi.
Üzerinde basketbol sporcularının giydiği bir şort bulunan genç kız, bacaklarını önündeki boşluğa doğru uzattı. Erkek yolculardan biri, İbrahimoğlu’nun yanından geçerken önce uzattığı ayaklarına vurdu, ardından da otobüste birçok boş yer varken genç kızın yanına oturdu.
Ayağına vuran adama kendisinden özür dilemesi gerektiğini söyleyen İbrahimoğlu, aldığı cevap karşısında şok oldu.

Tesettür

Şartlar, bir çok insan gibi beni de yaşam gailesinin içine gömdüğünden, 2003 yılından bu yana Kur’an meali okumuyor ve “durumdan ben sorumlu değilim, kader” diye düşünerek okumuyor olmam üzerinde pek kafa yormuyordum.

Sayfalar

Abone ol: Mukadder Şimşek RSS